Arayın, Yeşil Hayatı Tarayın...

25/11/2012

Yenilenebilir Enerji Girişimleri



Genelde büyük ölçekli projelere entegre edilen yenilenebilir enerji kaynakları, aslında kırsal ve yerleşimden uzak bölgelerde de kullanılabilir. İlgilenilen bölgenin enerjisi sağlanırken yapılacak ön hazırlığın parçası olarak bölgedeki enerji kaynakları iyice araştırılıp varolan kaynaklar iyi değerlendirilir. Her türlü endüstrinin en temel enerji tüketiminin elektrik enerjisi olduğunu düşünecek olursak, dünyadaki petrol, kömür, ve doğal gaz gibi sınırlı kaynaklar, endüstrilerin gelişmesi ile sürekli artan enerji ve yakıt talebini karşılayamaz bir hal almıştır. Bugün bu talebi biraz da olsa karşılamak için geliştirilmekte olan yenilenebilir enerji kaynaklarından hidroelektrik, dalga ve gelgit, ve okyanus enerjilerine değineceğiz.

Hidroelektrik enerjisi büyük ölçekli hidroelektrik barajları için kullanılan bir terim. Daha önce birkaç kez bahsettiğimiz gibi, ülkemizde de büyük sorun yaratan yağmur suları, planlı bir şekilde toplanarak enerjiye dönüştürülebilir. Buna en iyi örneklerden biri barajlara yerleştirilen türbinlerin akan su sayesinde dönmesi ve bu türbinlere bağlı jeneratörlerin elektrik üretmesi. Baraj kullanmadan akarsu veya okyanuslardan kinetik eneri elde eden barajsız hidro sistemler de mevcut. Üretilen elektriğin maliyeti düşük olmakla birlikte çevre kirliliğine neden olmaması, hidroelektriği çekici kılıyor. Ancak bu merkezlere yakın ortamlarda yaşayan insanların üzerinde çeşitli etkileri olabileceğinden eleştirilen hidroelektrik santralleri, dünyanın enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde yirmi (20%)’sini karşılayacak kapasitede. Özellikle Norveç gibi ülkeler bugün enerji ihtiyaçlarının çok büyük bir kısmını hidroelektrik enerjisinden sağlıyor.

Bugüne kadar yakından incelemediğimiz geniş bir enerji potansiyeline sahip okyanuslar, dalga ve gelgit enerjisinden yararlanancak teknoloji ile buluşturuldukları zaman yüksek miktarlarda enerji üretebiliyorlar. Bu yenilenebilir enerji türü, isminden de anlaşılacağı gibi gelgit ve dalgalardan yararlanılarak, genellikle hareket eden veya bir noktaya bağlı olarak su yüzeyinde duran makineler yardımıyla toplanıyor. Ancak geliştirilmesi maliyetli olduğundan en azından yakın gelecekte bugün yaygın olarak kullanılan enerji türleri ile yarışması mümkün görünmüyor. ABD Enerji Bakanlığı tarafından yapılan bir çalışma, dünyadaki tüm sahillerde meydana gelen toplam dalga miktarının 3 milyon megavata kadar enerji üretebileceğini belirtiyor. Rüzgarlı sahillleri ile bilinen İskoçya, Avustralya, Kanada, ve Güney Afrika’daki belli noktalar gelgit ve dalga enerjisi için ideal.

Öte yandan, okyanus termal enerji dönüşümü kapsamında, okyanusun derinliğindeki sularla güneş tarafından ısınan yüzey suları arasındaki sıcaklık farkından yararlanarak elde edilen enerjiyi kullanmak da mümkün. Bu alanda yapılan tahminlere göre, okyanuslardan gelen güneş enerjisinin yüzde bir (1%)’inden daha azını kullanarak ABD’nin günlük enerji ihtiyacının 200 katından fazlasını karşılamak mümkün. Henüz araştırma seviyesinde olan bu enerjiye bağlı teknolojilerin ileride popüler olma ihtimali yüksek.

Yenilenebilir enerji yatırımlarında önemli bir rol oynayan bir başka etken ise geleneksel enerji kaynakları ile yapılacak olan kıyaslama. Bu kıyaslama kapsamında sermaye, işlem ve bakım, ve yakıt maliyetleri göz önünde bulundurulması gerekilen unsurların başında geliyor. Kırsal ve uzak yerlerde fosil yakıtlardan elde edilen enerjinin aktarımı  ve dağıtımı zor ve pahalı olabileceğinden, bu yerel noktalarda yenilenebilir enerji kaynakları kullanılabilir. Yenilenebilir enerji sektörünün bir diğer getirisi ise sağladığı iş olanakları ile doğrudan yoksulluğun azalmasına katkı koyması. Bir de bugüne kadar devamlı elektrikle tanışmamış yerleşim yerlerine bu kaynağı ulaştırarak eğitim ve sağlık gibi önemli alanlara yaptığı katkıyı da unutmamak gerek!

Bu alanda verilecek en güzel örneklerden biri Kenya’da 12 ile 30 vat arasında elektrik üreten ve yılda 30,000’den fazla satılan küçük solar paneller. Tüm masrafı sadece 100 dolar olan bu fotovoltaik sistemler, normalde elektriğe ulaşımı olmayan Kenya halkının hayatında dönüm noktası halini aldı. Artık evlerinde gece karanlıkta oturmak zorunda kalmayan, şarj ettikleri cep telefonlarıyla yakınlarıyla haberleşebilen, ve çalıştırabildikleri küçük televizyonlar sayesinde dünyadan haber alan halk, ülkenin enerji şebekesine bağlanmak yerine her yıl giderek daha fazla güneş enerjisi kullanıyor.

Dünyada birçok gelişmiş ülke, halkının yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yapması ve bu kaynaklardan yararlanmasını mümkün kılmak için cazip geri ödeme oranları, vergi destekleri, kısmi sigorta primi planları ve çeşitli geri ödemeler gibi birçok teşvik edici girişimde bulunuyor. Bu yardımlara ek olarak üretimi daha ucuz ve etkili yapabilmek için yapılan yenilenebilir teknoloji araştırmalarına çeşitli burslar da sağlanıyor. Yenilenebilir enerjinin tercih edilen pazar olmasına yardımcı olacak bu programlar sayesinde yenilenebilir enerji sektörünün gittikçe fosil yakıtların egemenliğini elinden alması ve yeni büyük endüstri olma potansiyeli ile özel yatırımcılar arasında güven kazanması kaçınılmaz.

Peki biz bu yarışta nerdeyiz? Ülkemizde yapılabilecek yenilenebilir enerji girişimleri hakkında yorumlarınızı paylaşmak ister misiniz? Sesinizi duyurmak için ciseunluer@gmail.com’a kısa bir e-posta göndermeniz yeterli.


Çise Ünlüer (25 Kasım 2012)
ciseunluer@gmail.com

No comments:

Post a comment