Arayın, Yeşil Hayatı Tarayın...

21/11/2010

Yeşil Kimya



İlaç, temizlik ve gıda sektöründe yer alan ve günlük yaşamımızda sürekli temas halinde olduğumuz ve avaraj bir insanın ortalama yaşam süresinin yükselmesine katkı koyan kimyasallar sayesinde hayatlarımız oldukça kolaylaşmaktadır. Ancak bilimin zamanla gelişmesi ile bazı günlük hayatta kullandığımız ilaçların yan etkileri olduğu ortaya çıkmıştır. Bu yan etkiler, kimya endüstrisinin toplum gözünde kötü bir unvana sahip olmasına neden olmakta ve yeni kullanım sınırlandırmaları getirmektedir. Bu nedenden dolayı yerküre üzerindeki kirlilik kaynakları içinde en büyük paya sahip sektör olan kimya sektörünün geliştirilmesi amaçlı olarak 1990’lı yıllarda, Çevre Koruma Ajansı (Environmental Protection Agency) Yeşil Kimya (Green Chemistry) terimi ilk olarak ortaya çıkarılmıştır.

Dünya kimya sektörü ve biliminde yeni bir akım olan Yeşil Kimya, kimyasal ürünler ve işlemlerdeki çevre ve insan sağlığına zararlı maddelerin oluşumunu engelleyici ve önleyici yöntemlerin bulunması, planlanması ve geliştirilmesini hedefleme amaçlı bir yaklaşım olarak benimsenir. Yeşil Kimya’nın esas hedefi, kimyasal ürünler ve süreçlerin ekosisteme zararlarının en aza indirilmesi ve bu yolda kimyasal maddelerin zararlı etkilerinin farkında olunması bilincinin aşılanması ve toplumun belirli basamaklarına ulaştırılmasıdır.

Günümüzde farklı endüstri alanında baş gösterecek olan yeni rekabet tarzı, şirketlerin ürettiği malların çevreye olan zararlarına göre belirleneceği Avrupa Birliğin tarafından hazırlanan ve 1 Haziran 2007 de yürürlüğe giren REACH (Registration, Evaluation, Authorization and restrictions of Chemical Substances) kanunun kullanıma girmesi ile kimyasalların kayıt altına alınması, çevre ve insan sağlığı üzerindeki muhtemel riskleri, kullanımları ve sınırlandırmaları bir veri tabanı seklinde toplanması amaçlanmaktadır.

Gelişmiş ülkelerde küçük çocuklardan başlayarak tüm insanların hakkında bilinçlendirilmesi için çeşitli bilim fuarlarında tanıtılan Yeşil Kimya, belli prensipler çerçevesinde mevcut kirlilik sorunlarını ortadan kaldıracak çözümleri içine alan yeni bir akım olarak kimyasal ürünlerin tasarım, üretim ve kullanım alanlarında insan ve çevre sağlığı için tehlike oluşturan materyallerin kullanımı ve ortaya çıkışını ortadan kaldırmak için insanlığın kullanımına sunulmaktadır. Bu yolda insanların yenilikçi teknolojileri tercih etmeleri teşvik edilmektedir.

Yeşil Kimya’nın uygulaması boyunca atom ekonomisi, e-faktör (environmental factor), yaşam döngüsü belirlenmesi (life cycle assessment), temiz teknolojiler havuzu (the clean technology pool), ve çevre-yenilik pusulası (eco-innovatıon compass) gibi parametrelerden yararlanılmaktadır. Bu anlamda elimizdeki bir materyali daha “yeşil” yapma yolunda çevreyle dost seçimler yapmak önemli. Tasarımlarımızın daha güvenli ve tek bir reaksiyon basamağı içerecek en basit şekilde yapılması göz önünde bulundurulmalıdır. Bunun sonunda elde edilen ürünün atık üretimini azaltan, yenilenebilir hammaddelerin kullanılmasını teşvik eden, çevresel olarak kabul edilebilen, ve yüksek verimli olması kaçınılmazdır.

Varolan kirlilik kaynağını azaltacak veya yok edecek önlemlere odaklanmış ve bu sayede de kirliliği ancak ortaya çıktıktan sonra temizleme yolunu arayan yaklaşımlar artık yeterli değildir. Yeşil Kimya ve benzeri yaklaşımlar sayesinde elimizdeki sorunlara üretebildiğimiz çözümler ile belirlenen bir endüstrinin geçerli olduğu günler başlaycaktır. Belirli bir standardın tutturulması için getirilecek olan limitlemeler endüstri için bir risk değil, aksine iyi bir rekabet fırsatı oluşturabilir.

Yeşil Kimya’nın uygulanabileceği esas alanlardan biri alternatif hammadde kaynakları arayışıdır. Örneğin, enerji üretimi dışında kimya endüstrisinde de başlıca hammadde kaynağı olarak kullanılan petrol, günlük hayatta kullandığımız ilaç, temizlik, ve birçok diğer petrol temelli ürünlerde de görülmektedir. Petrol içeren bu ürünler yerine yenilenebilir ve toksik olmayan alternatif hammadde arayışları Yeşil Kimya adı altında gerçekleşmektedir. Buna ek olarak ürün verimliliği üzerinde büyük etkisi olan katalizörlerin kullanım sonrası bozulmayan, toksik özelliği olmayan, ve reaksiyon sonrası kolayca ayrıştırılarak tekrar kullanılabilenlerinin kullanımı Yeşil Kimya tarafından testeklenmektedir.

Özetlemek gerekirse, çevreyi korumaya yönelik kimyasal yöntemlerin
ve maddelerin geliştirilmesini ön plana çıkarmayı amaçlayan bir bilim dalı olan Yeşil Kimya, üretim maliyetini azaltacak yeni reaksiyonların elde edilmesini mümkün kılarak ekonomik fayda sağlamakla kalmaz, daha düşük sıcaklıklarda gerçekleşen verimli reaksiyonlar tasarladığı için enerji tasarrufunu gerçeğe dönüştürür. Yeşil Kimya kullanımı ekonomi ve enerji alanında uygun çözümler sunmasının yanında daha az atık madde oluşumunu sağlar ve güvenli yollardan ilerleyen reaksiyonlar bulunmasına ön ayak olduğu için kaza riskini azaltır. Genel olarak insan ve doğa sağlığının korunmasını sağlayan bu yeni yaklaşım, çevre kirliliğinin önlenmesinde aktif rol oynayacağından ülkemizde de çeşitli uygulamalarda kullanılabilir.


Çise Ünlüer (21 Kasım 2010)
ciseunluer@hotmail.com

No comments:

Post a comment