Arayın, Yeşil Hayatı Tarayın...

12/07/2009

Küresel Isınma Bizi Nasıl Etkileyecek?



Önceki yazılarımda size sera gazlarının ve küresel ısınmanın ne olduğunu, ve sera gazlarının en önemlisi olan karbondioksitin karbon döngüsü içerisinde doğadaki yerini anlatmıştım. Bu hafta küresel ısınmanın insan hayatını hangi alanlarda ve nasıl etkileyeceği konusuna değinmek istiyorum.

Atmosferdeki miktarları gün geçtikçe artan karbondioksit ve benzeri sera gazarının iklim değişikliğine neden olduğu dünyanın çoğu ülkesi tarafından kabul edilen bir gerçektir. Küresel ısınmanın etkiledigi ilk alan olarak ülkemizin ekonomisinde büyük önem taşıyan tarım ve çiftçiliğe bakalım. İklim değisikliği ile gelen artan hava sıcaklıkları simdi bile az olan yağış miktarlarının azalmasına, az miktarda yağan yağmurun da çok kısa sürede buharlaşmasına neden olur. Bu buharlaşmanın etkisini azaltmak ve bitkilerin yaşamını sürdürebilmeleri için şimdiki yağmur miktarlarlarından en az yüzde yedi (7%) daha fazla takviye suya ihtiyacımız olacak.

Dünyanın her yerinde olduğu gibi, adamızda da küresel ısınmanın sonucu olarak dramatik hava değişiklikleri gözlemlenecek. Hava değişikliğine paralel olarak kuraklığın artması bekleniyor. Artan kuraklık ülkemizde yetişen tüm bitkilerin gelişimlerini etkileyecek, bazı bitkilerin yetişmesini imkansız kılacak. Hepimizin bildiği gibi her bitkinin yetişebileceği belirli bir sıcaklık vardır. Buna örnek olarak, ülkemizde bol miktarda yetiştirilen portakal meyvesinin sıcaklıklar arttıkça bu duruma ayak uydurmakta zorlanması ve üretim miktarlarının büyük bir ölçüde düşmesi beklenmektedir. Buna benzer birçok ürünün olduğunu göz önünde bulundurursak, çiftçilerimizin ve tarımla uğraşan herkesin bu durumdan olumsuz etkileneceği açıkça ortadadır.

Atmosferdekı sera gazları her yıl yükselerek yeni bir düzeye ulaşmakta ve ozon tabakası giderek incelmektedir. Küresel ısınmanın etkilediği ve etkilemeye devam edeceği bir başka alan ise insan aktiviteleridir. Yüzme ve balık tutma gibi açık havada yapılan bazı etkinlikler su kullanımını gerektirir. Artan hava sıcaklıkları ülkemizdeki su miktarının azalmasına ve gelecekte bu gibi aktivitelerin kısıtlanmasına neden olabilir. Bunun yanında yaşı ilerlemiş veya kalp hastası olan insanların güneşten olumsuz etkilenme olasılıkları gün geçtikçe artarak insan sağlığının korunması için güç bir durum meydana gelecek. Güneşin artan etkisinin bir başka uzantısı olarak deri kanseri gibi vakaların büyük bir tehlike oluşturması beklenmektedir.

Küresel ısınma ile birlikte gelen iklim değişikliğinin insanlığı etkilediği ve de etkilemeye devam edeceği kaçınılmaz bir gerçektir. Ancak bu etkinin seviyesini düşürmek bizim elimizdedir! Bunun için her bireyin kendisine sürekli “acaba bu konuda ne yapabilirim?” sorusunu sorması gerekir. Bu sorunun cevabını dört kelime ile özetleyebiliriz – “azalt, yeniden kullan, dönüştür”. Buna göre günlük hayatta kullandığımız enerji miktarını azaltmalı ve bunun yerine rüzgar ve güneş enerjisi gibi yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanmalıyız. Buna ek olarak geridönüşümü mümkün olan ürünleri tercih etmeli, organik atıklarımızı bahçemizdeki ağaçlar ve diğer bitkiler için gübre şeklinde kullanmalıyız. Son olarak, geri dönüşüm yöntemlerini araştırlmalı ve ülkemizde kullanılmalarını sağlamak için gerekli adımları atmalıyız.

Çise Ünlüer (28 Haziran 2009)
ciseunluer@hotmail.com

No comments:

Post a comment