Arayın, Yeşil Hayatı Tarayın...

26/07/2009

Metan ve Nitrojen Oksit Gazlarının Atmosferdeki Etkileri



Daha önce sizlere sera gazlarının en kritiği olan karbondioksitten ve bu gazın küresel ısınma üzerindeki etkilerinden bahsetmiştim. Karbondioksite ek olarak, atmosferde yükselip güneş enerjisini kapsayarak ısı kaybını engelleyen sera gazları arasında “nitrojen oksit” ve “metan” gibi bu alanda büyük önem taşıyan gazlar da bulunmaktadır. Bu hafta sizlere bu gazların nasıl meydana geldiklerinden, küresel ısınmayı nasıl etkilediklerinden, ve bu etkiyi azaltmak için neler yapabileceğimizden bahsetmek istiyorum.

Karbondioksit gazı gibi kokusuz ve renksiz olan metan gazı, bitkilerin çürümesi ile oluşur. Bataklık ve benzeri ıslak yerlerde bol bulunduğu için bazen “bataklık gazı” olarak da isimlendirilir. İnek, koyun, keçi, ve deve gibi hayvanlarda bulunan bakteriler metan gazının doğal yollardan üretilmesini ve ıslak bölgelerdeki organik maddenin bölünmesini sağlar. Atmosferde çok düşük ordanlarda mevcut olan metan gazının miktarı 1750 senesinden itibaren ikiye katlanmıştır. Bu rakamın 2050 yılına kadar tekrardan ikiye katlanması beklenmektedir. Atmosferdeki metan gazı miktarı her sene sürekli bir şekilde çiftlik hayvanları yetiştirmek, kömür madenciliği, petrol ve doğal gaz çıkarılması, pirinç tarımı, ve çöplerimizi arazilerde çürümeye bırakmak gibi aktiviteler sayesinde artmaktadır. Bu durumda tarımcılıkla uğraşan vatandaşlarımıza büyük görevler düşmektedir. Bu alanda kullanılacak olan yeni teknolojiler, bu işlemler boyunca çıkan metan gazı miktarını bol miktarda azaltabilir, bu gazın küresel ısınma üzerindeki etkileri yumuşatılabilir.

Çiftlik hayvanları ve beyaz karıncalar da metan gazının esas üreticileri arasında yer almaktadır. Hayvanların bağırsaklarında bulundan bakteriler yiyeceklerin parçalanmasına ve bir bölümünün metan gazına dönüşmesine neden olur. Örneğin, bir inek geğirince metan gazı açığa çıkar. Bir inek kendi başına günde yarım libre (227 gr.) metan gazı üretebilir. Metan gazı atmosferde yaklaşık 10 sene kalmakla birlikte, molekül bazında karbondioksitten 20 kez daha güçlü bir potansiyele sahip olduğundan, karbondioksit gazından 20 kat daha fazla ısı tutabilir. Bugünkü verilere göre metan gazı emisyonlarının toplam iklim değişiminin üçte birine neden olduğu tahmin edilmektedir. Sürekli bir şekilde artan metan gazı seviyesi, ozon tabakasının yükselmesinin de esas nedeni olarak görülmektedir.

Atmosferdeki az bulunan miktarına rağmen, nitrojen oksit küresel ısınmada önemli bir rol oynayan üçüncü büyük gazdır. Nitrojen oksit uzun yıllardır dünyanın atmosferinin bir parçası olan toprak ve okyanuslarda bulunan bakteriler tarafından açığa çıkar. İnsanlar tarafından üretilen nitrojen oksitin esas kaynağı tarım ve bu alanda kullanılan nitrojenli suni gübrelerdir. Toprağı ekip biçmek ve hayvan ya da insan atıkları ile uğraşmayı içeren aktiviteler bu gazın atmosfere karışmasına neden olur. İnek, tavuk, ve domuz gibi hayvanlar insan kaynaklı nitorjen oksitin yüzde atmışbeş (65%)’ini üretirler. Naylon üretimi ve fosil fuel yakımı gibi endüstriyel aktiviteler de bu miktarın yüzde yirmi (20%)’sinden sorumludurlar.

Nitrojen oksit renksiz ve tatlı kokulu olmakla birlikte ağrı kesici özelliğinden dolayı uyuşturucu ilaçlarda kullanılır. 1750 yılından beri, nitrojen oksit emisyonları yüzde onbeş (15%) miktarında artmıştır. Bu artışın esas nedeni tarım alanında kullandığımız nitrojen içerikli gübreler, insan veya hayvan atıklarının atık arıtma merkezlerine bırakılması, ve arabalarımızdan çıkan eksoz gazlarıdır. Nitrojen oksitin atmosferde yaklaşık yüz sene kaldığını düşünürsek, bu gazın meydana gelmesini sağlayan tüm aktivitelerin tekrardan gözden geçirilmesi ve belirli işlemlerin mümkün oldukça yenilenmesi büyük önem taşımaktadır.

İngiltere’nin önde gelen gazetelerinden The Guardian’ın haberine göre büyükbaş hayvanları vahşi hayvanların hareketlerini taklit edecek şekilde otlatmak, büyük miktarda karbondioksit ve diğer sera gazlarının topraklı alanlarda depolanmasını sağlayabilir. Bu hayvanlar sürü halinde bir alana bırakıldıklarında, bu alandaki otların boylarını kısaltacak şekilde otlanırlar. Hızlı hareket edebilen büyükbaş hayvanlar, aralıksız olarak bu işlemi gerçekleştirerek kısalan otların sürekli bir şekilde büyümesine ve durmadan havadan sera gazlarını emmelerine neden olurlar. Bu şekilde havadan alınan gazlar güvenli bir şekilde toprak tarafından emilerek bitkilerin verimliliğini artırmakla kalmaz havadaki sera gazı oranının da azalmasına yardımcı olur.

Karbondioksit gibi metan ve nitrojen oksit gibi gazların atmosferdeki oranlarını büyük bir ölçüde düşürmek mümkündür ve elimizdedir! Ülkemizde metan gazı emisyonlarını düşürmenin bir yolu çöplerimizi bıraktığımız alanları gözden geçirip alternatif metodlar geliştirmekten geçer. Dikmen çöplüğü gibi arazilere çürümeye bırakmak yerine çöplerimizi geri dönüşüm merkezleri kurarak kağıt, plastik, cam, ve teneke gibi maddeleri yeniden değerlendirebilir ve tekrardan halkımızın kullanımına sunabiliriz. Bunun yanında, ürünlerimize suni gübre eklenmesini ya tamamı ile durdurup organik tarıma önem verebilir ya da doğaya ve insan sağlığına daha az zarar veren alternatif ürünlere yönelebiliriz.


Çise Ünlüer (26 Temmuz 2009)
ciseunluer@hotmail.com

No comments:

Post a comment