Arayın, Yeşil Hayatı Tarayın...

16/07/2011

Zehirli Maddelere Son


Eskiden anneannelerimiz temizlik yaparken evi süpürür, çamaşırı küllü sularla yıkayıp güneşte kurutur, yerleri sabunlu sularla fırçalardı. Ancak artık kimsenin bu gibi aktiviteler için ayıracak zamanı ve sabrı yok. Günümüzde tercihimizi en "hoş kokulu", en "beyazdan daha beyaz yapan", en çok "iz bırakmadan pırıl pırıl yıkayan", ve en iyi "mikroplardan arındıran" ürünlerden yana kullanıyoruz. Ancak evimizi, eşyalarımızı, giysilerimizi ve yediğimiz yemeğin artıklarını temizlerken vücudumuzu, suyu, toprağı, havayı, ve doğal ortamları nasıl zehirlediğimizin farkına varmıyoruz.

Zevkli bir zaman geçirmek için yapabileceğimiz o kadar çok farklı aktivite varken kimse ev temizlemek, ovmak veya yıkamak istemez! Başarılı bir reklamcılık sayesinde temizlik ürünleri üzerine yoğunlaşan üreticiler bizi öyle bir inandırmışlar ki hepimiz evlerimizin "tertemiz", "dezenfekte edilmiş", ve "100% mikropsuz" olması gerektiğini ve bunu elde etmek için gereken ürünlere muhtaç olduğumuzu düşünüyoruz. Oysa çevre ve sağlığımız için son derece zararlı temizlik maddeleri yerine ev temizliği konusunda çevreye karşı duyarlı pek çok farklı seçenek bulunuyor. Bu ürünlerin çoğu modern ve sentetik karışımların doğal döngüye saygı ön planda tutularak hazırlanmış versiyonları.

Tuvalet ve fırını temizlemek için asit, çamaşırlarımızı beyazlatmak için klor ve yalnızca evlerimizi temiz tutmak için farklı türlerde zehirli kimyasal maddelere başvuruyoruz. Günlük yaşamda kullandığımız ürünlerin binlerce farklı kimyasal maddeleri içerdiklerini biliyor muydunuz? Peki birçoğunun yeterince test edilmeden ve insan sağlığı üzerindeki etkileri bilinmeden piyasaya sürüldüğünü?

Temizlik boyunca kullandığımız ürünlerin büyük kısmı doğrudan kanalizasyona akıp bu yolla su sistemlerimize karışıyor. Zamanla bu kimyasallar su veya benzeri kullanımlar sayesinde bize geri dönüp vücudumuzda depolanıyor ve zehir miktarı arttıkça farklı alerjiler, karaciğer sorunları, ve lenf kanseri gibi çeşitli sağlık sorunlarına neden oluyor. Raflarda boyalar, fırın temizleyiciler, dezenfektanlar, ve mobilya parlatıcıları şeklinde hayatı kolaylaştırma yolunda gayet kullanışlı görünen tüm sprey ürünler, kullanıldıkları andan itibaren soluyacağımız havanın bir parçası olarak sadece toprağı ve su kaynaklarını değil teneffüs ettiğimiz havayı da tehdit ediyor.

Değişim ilk başlarda kolay görünmese de uzun vadeli düşünülmesi gereken bir adımdır. Zehirli maddeler içermeyen doğal temizlik ürünlerini kullanmak içme suyu ve dolayısı ile insan sağlığı üzerinde olumlu etkilere sahiptir. Örneğin çamaşır sodası diye bilinen sodyum karbonat, çok az miktarda yakıcı olup, katı ve sıvı yağlar, kir ve pek çok petrol ürününün etkin temizleyicisidir. Aynı zamanda su yumuşatıcı ve sabun köpürtücü özellikleri de bulunur. Ama en önemlisi, zararlı kimyasal dumanlara neden olmaz.

Meyve ya da tahılların fermantasyonuyla elde edilen sirke sıvısı, asitli içeriği sayesinde mikropları öldürmekle kalmaz, bizi zehirlemeden yağ içeren kirleri parçalar. Buna benzer bir örnek olan sodyum bikarbonat, sahip olduğu beyazlatıcı ve koku giderici özellikleri yüzünden tercih edilmelidir. Arapsabunu gibi bitkisel yağ tabanlı sıvı sabunlar hayvan yağı içeren ya da petron tabanlı sabunlara tercih edilmelidir.

Evlerimizde sık sık kullandığımız çok amaçlı temizleyicilerin birçoğu amonyak ve klor içermekle birlikte, birlikte kullanıldıklarında ölümcül amonyumklorür gazını oluştururlar. Amonyak akciğerlerimiz için tehlike oluştururken, klorla karıştırıldığında kansere yol açan bileşikler oluşturabiliyor. Bu tür ürünlerin yerine iki tatlı kaşığı boraks ve 1 tatlı kaşığı bitkisel kaynaklı sıvı sabunu 1 litre sıcak suya karıştırarak, veya yarım bardak çamaşır sodasını bir kova suya katarak evimizin farklı noktalarını güvenle temizleyebiliriz. Özellikle yağ lekelerini çıkarmak için, ilk karışıma bir çorba kaşığı sirke veya limon suyu ilave etmek yeterlidir.

Ovarak temizlemek için kullanılan tozların çoğu beyazlatıcı ve leke çıkarıcı etkisi olan klorlu çamaşır suyu içerir. Klor, toz halinde suya karıştığında insan organları için zararlı olan tehlikeli klor gazı meydana gelir. Bu nedenle, klor, tuvalet temizleyicilerinde bulunan amonyak gibi maddelerle karıştırlmamalıdır. Temizlik amaçlı kullandığımız tozlar, deterjana ek olarak, kanserojen asbest ile kirlenmiş olma olasılığı olan hidratlı doğal magnezyum içerirler. Tüm bu tehlikeleri ortadan kaldıran karbonat ve boraks karışımı banyo temizliğini sağlamak için kullanılabilir. Buna benzer başka bir opsiyon olan sirke ve su karışımını kullanarak nemlendirilmiş sünger ile gereken yerlerin temiziğini kendi sağlığımızdan ödün vermeden sağlayabiliriz.


Çise Ünlüer (17 Temmuz 2011)
ciseunluer@gmail.com

No comments:

Post a comment