Arayın, Yeşil Hayatı Tarayın...

02/07/2011

Yeşil Yeme Alışkanlıkları


Yeşil yeme alışkanlıkları hakkında ne kadar bilginiz var? Düşünülenin aksine, yeşil yeme alışkanlıkları, sadece sebze ağırlıklı beslenmeyi içermiyor. Yeşil yemek alışkanlıkları benimsemek, genel olarak bu alanda çıkarılan atık miktarını azaltmak, ve ihtiyaç duyulan enerji miktarını en aza indirerek çevreye olan zararların mümkün oldukça ortadan kaldırılması anlamına geliyor.

Her gün az az almak yerine toplu bir alışveriş yapmak kullandığımız paketlemeden dolayı çıkan atık miktarını azaltmakla kalmaz, toplu bir alışverişten sonra markete daha az sıklıkta uğrama ihtiyacı duyacağımızdan yakıt ve zaman tasarrufu da yapmamıza yardımcı olur.

Seçtiğimiz ürünler arasında en az malzeme kullanılarak paketlenmiş olanları veya paketlerinin büyük bir çoğunluğunun geri dönüşümlü malzemeden sağlanmış ürünleri tercih edebiliriz. Her ne kadar da doğada çözünebilir oldukarı iddia edilse de, bunun çoğu zaman bir pazarlama tekniğinden ileri gitmeyen bir yanıltma olduğunu unutmayarak, çirkin bir görüntü oluşturan plastik poşetler yerine tekrardan kullanılabilen bez torbaları tercih etmeliyiz.

Günümüzde marketlerde satılan şişe sularının, tamamı ile doğaya zarar vermek ve insanların haksız yere parasını almaktan başka birşey olmadığını unutmayınız! Bunun önüne geçmek için evde muslukların ucuna takılacak filtreleri kullanarak kendi suyumuzu arıtabilir, tekrar tekrar kullanabileceğimiz bir şişeyle bu ihtiyacımızı karşılayabiliriz.

Kağıt mendiller yerine bezden yapılmış olanları tercih etmek doğaya verilen zararı azaltacaktır. Evde kullandığımız plastik yiyecek saklama kaplarını cam olanları ile değiştirmek sağlığımız açısından önemlidir çünkü cam, plastikte olduğu gibi insan sağlığına zarar veren kimyasalları içermediği gibi, bir ömür güvenle kullanılabilecek bir maddedir.

Mutfakta kullandığımız temizlik ürünlerinin bizi zehirlediklerinin farkında mıyız? Bu ürünlerin içerdikleri kimyasallar yiyeceklere temas ederek vücudumuza giriyor ve tahmin edebileceğimizden çok tahribata neden oluyor. Bu zararı önlemek için temizlik amaçlı kullanacağımız ürünleri kendimiz kolayca üretebiliriz. Bunun için limon suyu ve sirke gibi hepimizin evinde bulunan basit birkaç ürün yeterli!

Yediklerimizi yakmak için ille de pahalı spor salonlarına üye olmak ve saatlerce kapalı bir ortamda ter dökmeye gerek yok. Bunun yerine çok daha zevkli ve bir o kadar da sağlıklı kilo verme yöntemleri var ki! Örneğin, düzenli bir uyku düzeni benimseyerek kilo verebileceğimizi biliyor muydunuz? Dinlenme sırasında sistemlerimiz dengeye sokularak gün boyunca oluşan arızalar tamir edildiğinden, kilo alımına neden olan hormonal dengesizlikler de ortadan kaldırılıyor.

Aktif kalmanın bir başka yolu gönüllü olarak aktivitelere katılmak. Örneğin kumsallarımızın temiz kalması için çalışmalar düzenleyebilir, yaşlılar evlerini ziyaret ederek hem güzel bir deneyim yaşamış olur hem başkalarını da sevindiririz. Başkaları için zaman ve enerji harcamamızı gerektiren aktiviteler sonunda tüm emeğimiz bize başkaları için güzel birşeyler yapmanın verdiği mutluluk ve kaybolan kilolar olarak geri dönecektir.

Peki, baharatlar sayesinde sağlıklı bir şekilde kilo verilebildiğini duydunuz mu? Evde pişirdiğimiz yemeğe biraz sarmısak ve karabiber ekleyerek sadece yemeklerimizi lezzetlendirilmiş olmaz, aynı anda daha az kilo alırız. Soğan, sarmısak ve acı biber gibi baharatlar koku ve tat açısından zengin oldukları için daha erken doyurur ve böylece daha az yeme ihtiyacı duymamızı sağlar.

Doğru nefes almanın sağlığımız üzerindeki olumlu etkilerinden daha önce bahsetmiştik. Derin bir şekilde diyaframımızı kullanarak alınan nefes, kan basıncını düzenleyip kaslarımıza daha fazla oksijen taşımasının yanında, karın kaslarını daha çok çalıştırararak kalori yakımına neden olduğundan tercih edilmelidir.

Kilo vermek için bahsettiğimiz bütün bu eğlenceli yöntemlerin arasında kuşkusuz en kolayı ve bir o kadar da zevklisi gülmek! Sinir sistemimizi düzenleyen, bağışıklık sistemimizi güçlendiren, ve kalori yakmamızı sağlayan gülme eyleminin önemi o kadar büyük ki, gerçekten hafife alınmaması gerekiyor. Yapılan çalışmalar, günde içten atılan 5 dakikalık bir kahkahanın 10 dakika kürek çekmeye eşdeğer olduğunu öne sürüyor. Özellikle ülkemiz gibi bir yerde, gülmenizi sağlaycak konu sıkıntısı çekmeyeceğinizi düşünüyorum.


Çise Ünlüer (3 Temmuz 2011)
ciseunluer@gmail.com

No comments:

Post a comment