Arayın, Yeşil Hayatı Tarayın...

27/08/2010

Eko-Düğün



Bu yıl toplam kaç düğüne gittiniz? Düğünler, küçük bir adada olmanın bir getirisi olarak kuşkusuz toplumumuzun en büyük eğlencesi. Birçoğumuzun tek bir gecede bile birden fazla düğüne gittiğini düşünecek olursak, bu sektöre yapılan yatırımların boyutunu hayal edebiliriz. Ancak, hayatınızın bu en güzel günü, dünyaya ve tüm insanlığın geleceğine mal olabilir.

Günün getirdiği tüm heyecan ve mutluluk arasında çevreye verilen zarar ilk başlarda yeterince belirgin olmayabilir. Avaraj bir insan, bir sene boyunca toplam 12 ton karbondioksit salınımına neden olmaktadır. Yapılan araştırmalara göre, normal bir düğün, yaklaşık olarak 14.5 ton karbondioksiti çevreye yaymaktadır. Bu bir gecelik rakamın, bir insanın bir senede neden olduğu karbondioksit salınımından çok daha fazla olması ürkütücü!

Düğünler yıllardır kültürümüzde çok önemli bir yer kapladığından, kimsenin kafasında uzun bir süre boyunca planladığı görkemli düğününden tamamı ile vazgeçmesini beklemiyoruz. Ancak alınacak bazı önlemler, bu günün çevreye olan zararını azaltmakla kalmaz, evrene karşı düşünceli bir davranış sergilemenin getirdiği iç huzur bu günün mutluluğuna mutluluk katar.

Bu önemli günün en büyük parçası düğünde giyilecek olan gelinlik. Kuşkusuz tüm bayanlar etraflarındaki herkesin hayranlığını hakkedecek bir gelinlik giymek ister. Ancak uğruna binlerce lira harcadığımız “marka” gelinliklerin doğudaki fakir ülkelerde hiç de adil olmayan çalışma ortamlarında hazırlandıklarını biliyor muydunuz? Bunun üzerine bir de bu elbiseleri bu uzak ülkelerden getirmek için gereken taşımanın neden olduğu karbondioksit salınımını da ekleyince, üzerinde gerçekten düşünülmesi gereken bir durum ortaya çıkıyor.

Gelinliklerin çoğunun yapımında kullanılan polyester maddesinin geri dönüşümü olmadığı gibi, üretiminde yüksek miktarlarda enerji ve su harcanmasına ihityaç duyulur. Bu duruma bir alternatif olarak düğünde giyilecek olan kıyafetleri sırf gösteriş olsun diye ille de yurt dışından getirtmek yerine, ülkemizde bu alanda faaliyet gösteren butikleri desteklemek kendi ekonomimize katkıda bulunmanın yanında neden olduğumuz karbondioksit salınımlarını dikkate değer bir şekilde azaltır. Bir başka opsiyon, ailemizde ya da arkadaş çevremizde daha önce giyilen bir gelinliği güzel bir şekilde elden geçirildikten sonra tekrardan başka bir düğünde kullanılacak şekle kolayca getirebiliriz. Bu yaklaşım aile bütcesine büyük katkı sağlamamakla kalmaz, yeni madde kullanımına olan gereksinimi azaltır.

Düşünülmesi gereken bir diğer faktör yüzükler. Altın madenciliği sürdürülebilir olmamakla birlikte yerlatı sularına kadar ulaşan zehirli maddelerin açığa çıkmasına neden olur. Bu sektörde çalışan madencilerin çalışma şartlarının inanılmaz kötü olması ve sektöre akıtılan paranın genelde hiç adil olmayacak şekilde dağıtılması yeterince itici bir durum yaratmaktadır. Bunun yerine geri dönüşümlü altın ya da sentetik pırlantalar kullanılarak yapılan yüzüklere yönelmek gerekir.

Düğün öncesi veya sonrası, evlenen çifte getirilen hediyelerin çoğu genellikle kullanılmamakta ve seneler boyunca evdeki dolaplarda saklandıkları için yıllar sonra bu hediyelerin modası geçmektedir. Gelişmiş ülkelerde çevre bilinci yerinde olan birçok çift, evlendikleri zaman davetlilerin beraberlerinde hediye getirmek yerine, onların adına ülkedeki hayır kurumlarına bağış yapmalarını rica etmekdedir. Örneğin, ülkemizde engelliler veya kimsesiz çocuklar için kurulan birçok hayır kurumu bulunmaktadır. Düğün sonrası getirilen gereksiz onlarca yemek takımını evinizde nereye koyacağınızı düşünmek yerine, bu durumdan başkalarının yarar görmesini mümkün kılacak şekilde bir davranış sergilemek mümkün. Yeter ki insan istesin!

Ülkemizde genellikle kalabalık bir organizasyon halini alan düğünler için binlerce davetiye bastırmak yerine internet ile arası iyi olan çevremize davetiyelerini e-posta yolu ile kolayca ulaştırabilir, geri kalan misafirlere de geri dönüşümlü kağıtlara basılmış davetiyeler kullanarak ulaşabiliriz. Düğünde davetlilere sunulacak olan yemek ve içkilerin mümkün oldukça yerel kaynaklardan elde edilmesine önem göstererek, ülkemizin çiftçilerine kadar uzanan yemek sektörünü desteklemiş oluruz. Gecenin sonunda düğünden arta kalan yiyeceklerin çöpe gitmesi yerine ihtiyaçlı insanlara ya da olmazsa hayvan barınaklarına ulaştırılması düşündüğümüzden de basit bir şekilde gerçekleştirilebilir.

Yemek servisi olmayan bir düğünde gelen misafirlere sunulacak en çevreci hediye birer fidandır. Bu durumda, herkes evinde bahçesine dikebileceği ve baktıkça bu mutlu anları anabileceği yaşayan bir anı ile ayrılır. Son olarak, evlenen çiftin gideceği balayının ille de dünyanın diğer tarafında olmasına gerek yok! Tatil planları yaparken, bir uzun uçak yolculuğunun tüm çeversel emeklerimizi boşa çıkaracağını unutmadan, daha duyarlı seçimler yapmaya önem göstermeliyiz.


Çise Ünlüer (29 Ağustos 2010)
ciseunluer@hotmail.com

No comments:

Post a comment