Arayın, Yeşil Hayatı Tarayın...

12/05/2011

Singapur, Kapitalist Bir Cennet



“Gezmek vahşi bir şeydir. Sizi yabancılara güvenmeye ve alışık olduğunuz ev ve arkadaş konforunu kaybetmeye zorlar. Dengenizi kaybedersiniz. Zorunlu şeyler (hava, uyku, rüyalar, deniz, gökyüzü) haricinde hiçbirşey sizin değildir. Her şey, sonsuzluğa veya ne hayal edersek ona yönelir.”

Bu sözler 1908 ve 1950 yılları arasında yaşayan ünlü İtalyan şair, romancı, çevirmen ve eleştirmen Cesare Pavese’ye ait. Bugün size her yönden örnek alınması gereken bir ülkeyi anlatmak istiyorum. Konumuz, Lüksemburg ve Katar’dan sonra, dünyadaki ülkelerin kişi başına düşen milli gelir sıralamasında 56 bin 522 dolar ile başı çeken ve insanın hayata bakış açısını değiştiren Singapur.

Singapur'u birkaç kelime ile tarif etmek gerekirse, dünyanın her yerinden insanın barış içinde ama birbirinden uzak yaşadığı son derece gelişmiş, temiz ve kapitalist bir ülke. Singapur, ana ada olan Singapur şehri ve irili ufaklı birkaç adadan kuruludur. Ekvatorun sadece 137 kilometre kuzeyinde yer alan ülkede 5 milyondan fazla kişi yaşıyor olmasına rağmen bunların sadece 3 milyonu Singapur’lu, geriye kalanı farklı ülkelerden göç etmiş.

Singapur’un modern tarihi 1819 yılından itibaren, yani  zamanın sömürgeci milleti olan İngilizler’in istilasıyla başlar. İngiliz sömürgesi 1959 yılına kadar devam eder. Daha sonra 1963 yılında Malaya, Saravak ve Sabah ile birleşerek Malaya Federasyonunu meydana getirirler. Fakat bu birleşme fazla uzun sürmez ve yapılan yeni anlaşma ile Singapur 9 Ağustos 1965’te ayrı bir devlet olarak ilan edilir. Buna rağmen antikomünist bir yapıya sahip olan Singapur’da, Malaylar ve Çinliler’in olay çıkarmasından dolayı bölgedeki iç huzursuzluklar devam eder. 1969 yılında ırkçı bir ayaklanmaya bürünen şiddet eylemleri, birçok tutuklamalar sonucu bastırılır ve ülkedeki idareyi, 1959 yılında ülkenin ilk başbakanı seçilen Lee Kuan Yew’in kurduğu Halk Partisi (PAP) iktidarı ele geçirir. Bunun üzerine 1971 yılında İngilizler adadan çekilmek zorunda kalır.

Singapur, Endonezya ve Malezya toprakları arasına sıkışmış, küçücük bir ada devletidir. Kuzey ve batıdan Johore boğazı ve doğu ve güneyden Singapur Boğazı ile kapalı dikdörtgen şeklini andıran bir ülke olan Singapur, Malay Yarımadası’na 1200m uzunlukta olan bir demir ve karayolu ile irtibatlıdır. Singapur tropikal bir iklime sahip olduğundan yıl boyunca fazla değişmeyen sıcaklık ve nem miktarı genelde yüksek, yağışları çok fazladır. Etrafı Hint Okyanusu ile çevrili bu küçük ada devletinin bir zamanlar toprakları tamamen tropikal ormanlarla kaplı olmasına rağmen bugün bunların yüzde seksen beş (85%)’i kalmamıştır. Dolayısıyla vahşi hayvanlar ve doğal kaynaklar da çok azalmıştır.

Nüfusun yüzde yetmiş yedi (77%)’si Çin asıllı olmakla birlikte, yüzde onbeş (15%)’i Malaylar ve yüzde altı (6%)’sı Hintliler, gerisi de diğer azınlıklardan meydana gelir. Ülkedeki nüfus yoğunluğu, 710 km2’lik bir yüzölçüme sahip olması bakımından çok yüksek olup, nüfusun çoğu genç ve şehirlidir. Nüfusun büyük bir kısmını teşkil eden Çinliler, beş ana grupta toplanırlar ve beş büyük lehçeyi kullanırlar; Hokkien, Cantonese, Teochev, Hainanese ve Hakka.  Malaylar ise ikinci büyük grup olup, Malay dilini konuşurlar ve tamamına yakın kısımları müslümandır. Nüfusun geri kalanını meydana getiren Hintli ve Pakistanlılar’ın da büyük bir kısmı müslümadır ve genellikle Tamil lisanını kullanırlar. Bunlara ek olarak ülkede az miktarda da Avrupalı ve Avrasyalı nüfus vardır. Din ve dil farklılıklarının büyük boyutlara ulaşması üzerine Singapur hükümeti, Malay, Mandarin (Çin lehçelerinden bir kısmı), Tamil ve İngilizce olmak üzere 4 farklı dili resmi diller olarak kabul etmiştir.

Singapur, diğer Asya ülkelerine kıyaslandığında okuma-yazma oranı yüksek olmakla birlikte; halkın sağlık, sosyal ve kültürel hayatları oldukça iyidir. Singapur ekonomisinin büyük bir kısmı ticarete dayanır. Ayrıca ulaştırma, bankacılık, sigortacılık, haberleşme, tamirat ve depolama gibi hizmetlerden de önemli ölçüde gelir elde edilmektedir. Singapur ekonomisinin beslendiği diğer önemli gelir kaynağı ise gemi yapımcılığı, petrol rafinerileri, elektronik aletler, tekstil, gıda ve kereste gibi alanları içeren endüstridir. Bunların yanında turizm ve balıkçılık da ülke ekonomisine önemli ölçüde gelir sağlamaktadır.

Singapur “Changi” Havaalanı, bugüne kadar Amerika ve Avrupa’nın birçok ülkesi de dahil olmak üzere ziyaret ettiğim birçok gelişmiş havaalanına kıyaslanamayacak kadar gelişmiş ve hayal edemeyeceğiniz kadar organize ve temiz, dünyanın devamlı ödül alan sayılı havaalanlarından birisi. Havaalanına indiğiniz andaki ilk izleniminize dayanarak sizi nasıl bir ülkenin beklediğini az çok tahmin edebiliyorsunuz. 

Singapur, ziyaret amacınınız ne olursa olsun, hiçbir masraftan kaçınılmadan tasarlanmış son moda alışveriş merkezleri bir yana; tarihi eserler, dini mekanlar, müzeler, sevimli köyler, parklar, bahçeler ve diğer doğa harikası alanlar, küçük adalar, etnik semtler, ve sıra dışı hayvan türlerinin yaşadığı alanlarla dolu görkemli bir ülke. Bütün bu zenginliklerin harmanlandığı bu turizm cenneti, her yönden yaşaması zevkli, modern, ziyaretçi dostu bir kent.

Önümüzdeki hafta Singapur’un halkına ve ziyaretçilerine sunduğu fırsatlardan bahsedecek, bu gelişmiş ülkeyi kendimize nasıl örnek alabileceğimiz konusuna değineceğiz.


Çise Ünlüer (15 Mayıs 2011)
ciseunluer@gmail.com

No comments:

Post a comment