Arayın, Yeşil Hayatı Tarayın...

01/10/2010

Beyaz Eşyada Enerji Kullanımı



Bu hafta sizlere evlerimizdeki beyaz eşyaların kullanımında öne çıkan ve enerji verimliliğini etkileyen belirli faktörlerden bahsetmek istiyorum.

Yeni alınan çamaşır makinelerini evlerimize kurarken makine çevresinde havanın kolayca hareket etme özelliğini mümkün kılmak için makinenin kurulduğu yerin çevresinde en az 5 santim boşluk kalmasına dikkat edilmesi gerekir. Makineyi tam dolu iken çalıştırmaya ve fazla veya eksik çamaşırla yıkama yapmamaya önem göstermeli; yarı dolu çalıştırılsalar bile bu makinelerın aynı miktarda enerji, deterjan ve su tükettiğini unutmamalıyız. Çamaşırları yıkama işlemi için sıcak su yerine ılık su kullanılması, durulama ve çalkalanmanın ise soğuk su ile yapılması tavsiye edilir.

Çamaşır makinelerinin ihtiyaç duyduğu elektrik enerjisinin yüzde doksan (90%)’ı suyu ısıtma esnasında harcanır. 30-40 derecelik su sıcaklığı çamaşır yıkamak için en uygun sıcaklıktır. Çamaşırları sıcak veya çok sıcak sularla yıkamak elbiselerin yıpranmasına ve yapılarının bozulmasına neden olur. Bu nedenden dolayı çamaşırlar için doğru yıkama programını seçmek önemlidir. Çamaşırları makinede aşırı derecede kurutmak fazladan harcanan enerjinin yanında elbiseleri de yıpratır. Ülkemizdeki doğal kaynakları günlük hayatta avantaja dönüştürerek, bu kurutma işlemini doğal yollarla gerçekleştirmek için yılın büyük bir bölümü yeterli güçte olan güneş enerjisinden yararlanabiliriz.

Çamaşır makineleri için aşırı köpüren deterjanlar yerine önceden belirlenen deterjanları kullanmak makinenin ömrü ve istenilen sonucu elde etmek açısından yararlı olacaktır. Kullanılan deterjanın çeşidiyle birlikte miktarına da dikkat ettmek, az veya fazla miktarda deterjan kullanımının verimsiz temizlemeye neden olacağından önemlidir. Öte yandan, çok kirli olan çamaşırlar için ön yıkama programları kullanılabilir.

Her yıkamadan sonra kurutucudaki filtreyi temizlemek ve durulama biter bitmez çamaşırları makineden çıkardıktan sonra nemli havanın uzaklaşması için çamaşır yıkanan yerin iyi bir şekilde havalandırılmasına dikkat etmek makinenin temizliği açısından gereklidir. Soğuk suda temizleme yapabilen deterjanlar kullanmak enerji tüketimini minimize etmemize yardımcı olabilir.

Her zaman daha az su, enerji ve deterjan harcayan makineleri tercih etmeliyiz. Çamaşır makinesi satın alırken verimli ömür maliyetini mutlaka hesaplamak daha mantıklı sonuçlar elde etmemizi sağlar. Verimli ömür maliyeti, makinenin yıllık enerji maliyeti, tahmini ömrü ve iskonto faktörününün çarpımını satın alma fiyatına ekleyerek elde edilir. Farklı türden ve özelliklerle donanılmış makineleri birbirinden ayıran en önemli faktör yıllık enerji maliyetleridir.

Bir evde tüketilen enerjinin yüzde onbeş (15%)’i buzdolabının çalışması için kullanılır. Buzdolaplarını, soba, radyatör, bulaşık makinesi ve ocak gibi ısıtıcı kaynaklardan uzak olacak şekilde mutfağın soğuk bir alanına yerleştirerek enerji tüketimimizi yüzde on (10%) azaltabiliriz. Dolabın çevresinde havanın serbestçe hareket edebileceği yeterli aralık bırakılmazsa enerji tüketimi 2-3 katı artar.

Buzdolabının sıcaklığını +5 derecede, derin dondurucunun sıcaklığını ise -18 derecede tutmak önemlidir çünkü daha düşük sıcaklıklar enerji israfına neden olur. Yiyecekleri dolaba koymadan önce dışarda oda sıcaklığına kadar soğumalarını beklemek yemeği soğutmak için ilave enerji harcamamıza neden olmaz. Örtülmemiş yiyeceğin nem bırakacağından ve kompresörün daha fazla çalışmasına neden olacağından, dolabımıza koyduğumuz yiyeceklerin üzerini alüminyum folyo veya plastik yerine iyi bir yalıtım malzemesi olan kağıtla mutlaka örtmeliyiz.

Buzdolabının ve derin dondurucunun kapılarının hava sızdırmaz olmasına dikkat etmeli, sızdırmazlık kontrolü için beyaz temiz bir kağıdı kapı contası ile dolap kabinesi arasına koyarak dolap kapısını kapatabiliriz. Eğer kağıdı kolayca dışarıya çekebiliyorsak buzdolap veya derin dondurucumuz hava alıyor demektir. Bu durumda contaları mutlaka değiştirmemiz gereklidir. Derin dondurucularda buz kalınlığının 6 milimetreden fazla olmasına müsaade etmemeli, dolaptaki buz otomatik olarak erimiyorsa yılda en az iki defa kendimiz eritmeliyiz ki bu durumun neden olabileceği enerji israfını önlemiş olalım.

Dolabın altında veya arkasında bulunan bobinler yılda iki defa vakumlu süpürge ile temizlendiği zaman yüzde yirmibeş (25%) daha az enerji tüketerek istenen sıcaklığı elde etmek mümkündür. Kullanım süresi boyunca buzdolabının kapısını sık sık açmayarak, açtığımız zaman da mümkün olan en kısa sürede kapandığına emin olmalıyız. Aksi durumda fazla enerji tüketimine neden oluruz. İçerisine aşırı yiyecek koymak buzdolabındaki soğuk havanın serbestçe hareket etmesini engelleyeceğinden tavisye edilmez.

Derin dondurucudan alacağımız bir kase içindeki buz parçalarını dolabımızın ortasına koyarak 3-4 gün süre ile, yüzde beş (5%) daha az enerji harcamamız mümkündür. Buzluktan çıkardığımız yiyeceği dolapta eriterek dolabın soğuk kalmasına ve soğutma işlemi için daha az enerjiye ihtiyaç duymasına yardımcı olabiliriz. Bir buzdolabının verimli çalışma ömrü ortalama 20 yıldır. Eski dolaplar yeni dolapların iki katı enerji tükettiğinden, eski dolabımızı yenisi ile değiştirmek uzun vadede düşündüğümüzden daha hesaplı olabilir. Son olarak buzdolabı satın alırken verimli ömür maliyetini hesaplamak doğru karara varmamızda yardımcı olacaktır.


Çise Ünlüer (3 Ekim 2010)
ciseunluer@hotmail.com

No comments:

Post a comment