Arayın, Yeşil Hayatı Tarayın...

12/04/2010

Şeylerin Hikayesi



Alışverişteyken iki kere düşünmeden aldığımız şeylerin nereden geldiğini ve işimiz bitip de çöpe attığımızda hangi aşamalardan geçerek Dikmen veya diğer toplama alanlara gittiklerini hiç merak ettiniz mi? Ya da bu işlemlerin hayatımızın üzerindeki etkilerini?

Günlük hayatta kullandığımız “şeyler”, dünyanın her yerinde, kaynak edinimi, üretim, dağıtım, tüketim ve atıkların ortadan kaldırılması şeklinde tanımlanan 5 ayrı evreden geçer. Bunun tümüne materyal ekonomisi deniliyor. Ancak, her ne kadar düzenli ve herşey düşünülmüş gibi görünse de, bu sistemde birçok sorun var. Bu sorunların esas sebebi de bu sistemin çizgisel bir yapıda olması ve bizim sınırları olan bir gezegende yaşıyor olmamız. Sınırları olan bir gezegende çizgisel bir sistemi sonsuza kadar sürdürebilmek imkansız ve biz bunu daha yeni yeni anlıyoruz!

Orjinali İngilizce “Story of Stuff” olan “Şeylerin Hikayesi”, 2007 yılında Annie Leonard tarafından, tüm insanlığa üretim ve tüketim ekseninde hızlı ve etkili bir şekilde bilmemiz gereken gerçekleri eğlenceli ama bir o kadar da iğneleyici bir yöntemle anlatıyor. Ekolojik ve sosyal srounlar arasındaki ilişkiyi gözler önüne sererken bizleri daha adil ve sürdürülebilir bir dünya yaratmaya çağırıyor. Dünya ve ekonomiye ilginç bir yaklaşım sunan 20 dakikalık bu kısa film sayesinde, etrafımızdaki herşeye başka bir gözle ve değişik bir açıdan bakmamız sağlanıyor.

Hayatımızı sürdürmek için parçası olduğumuz sistem, her aşamada geçek dünyayla ve dolayısı ile toplumlar, kültürler, ekonomiler ve en de çok zarar verdiği doğa ile etkileşim halindedir. Her aşamasında büyük rol oynayan insanlar, sistem boyunca yaşarlar ve çalışırlar. Sisteme dahil olan bazı insanların diğerlerine göre daha fazla sözü geçtiği için, bu insanlar sistem boyunca verilen kararlarda daha fazla etkili olurlar. Bu “önemli” insanların en başında hükümetler gelir.

Normal koşullarda hepimiz, hükümetlerin, ait oldukları halkın değerlerini ve vizyonunu temsil ettiğini varsayarak, bu gücün, halkın yanında olması ve onu koruması gerektiğini düşünüyoruz. Hükümetlere ek olarak, sistem boyunca sözü geçen insan toplulukları arasında şirketler vardır. Yeryüzündeki en büyük 100 ekonominin 51’ini şirketlerin oluşturduğunu düşünürsek, şirketlerin hükümetler ve onların verdiği kararlar üzerindeki gücünü anlayabiliriz.

Günlük hayatımıza giren şeylerin hikayesi, kaynak edinimi, üretim, dağıtım, tüketim, ve atıkların ortadan kaldırılması şeklinde 5 kategoriye ayrılabilir. Önümüzdeki hafta, filmde geçen “kaynak edinimi” ve “üretim” konularına değinerek Şeylerin Hikayesi’ne bir giriş yapacak, etrafımızda olup bitenleri daha iyi anlamak için yeterli altyapıyı oluşturma yolunda ilk adımı atmış olacağız.


Çise Ünlüer (11 Nisan 2010)
ciseunluer@hotmail.com

No comments:

Post a comment