Arayın, Yeşil Hayatı Tarayın...

11/03/2010

Hayatınızın Farkında mısınız?



Bu yazı sizlerle buluştuğum 40. haftayı simgeliyor. Tam 40 haftadır bugüne kadar dünyadaki tüm davranışlarımız ve alışkanlıklarımız sonucu vardığımız nokta olan küresel ısınmayı konuşuyoruz. Sadece sel felaketleri değil, son derece hızlı bir şekilde artan dayanılmaz sıcaklar, hastalıklar, göç, işsizlik... Bunların hepsi, biz toplu halde bir adım atana dek, çok yakın gelecekte bizi bekliyor. Bugün bunların hiçbirinden etkilenmemiş, sadece etkilenenlerin yaşadıklarını okuyarak olaya tanıklık etmiş olabilirsiniz. Ama kim garanti etmiş ki bundan sonrası gelmeyecek?

2010 yılının daha başlarındayken önümüzdeki aylardaki hedeflerimizi belirlemek için henüz geç değil. Her sabah gözlerinizi açtığınız andan başlayarak gün boyunca devam eden hayat serüveninde, verdiğimiz her karar hiçbir zaman sadece kendimizi etkilemez. Bir düşünün, sabah dişlerimizi fırçalarken ihtiyaç duyduğumuz su miktarının ya da iş yerimize gitmek için kullandığımız ulaşım metodunun hiç mi önemi yok? Peki bilgisayar karşısında günde kaç saat vakit geçirdiğimizin, iş sonrası eve gitmeden uğradığımız alışveriş serüveni sonunda kaç plastik poşet kullandığımızın, ya da ailemizle yemek masasında sohbet etmek yerine saatlerce televizyon seyrederek ne kadar zaman kaybettiğimizin?

Doğanın, insanın varoluş hikayesindeki yerinin önemine inanıyorsak, bu yıl bu konuda kişisel adımlar atmak için vakit ayırmalıyız. 2010’da yeryüzüne biraz daha uyumlu, sağlıklı, ve keyifli yaşamak için atabileceğimiz küçük ama etkili o kadar çok adım var ki! Sürdürülebilir yaşam kavramı, sadece kullandığımız enerji miktarı ya da atıklarımızı nasıl değerlendirdiğimiz konularıyla sınırlı değil. Bütün bu elementlerin bir araya gelmesi, hayatı anlamamızı ve hareketlerimizin evren üzerindeki etkisinin farkına varmamızı sağlar. Hayat boyu varmaya çalıştığımız esas nokta, bilinçlenme ve etrafımızda olup bitenlerin farkında olma!

Sonuçta hepimize dünya üzerinde verilmiş kısa bir süre var. Buna “hayat” diyoruz. Hepimiz bu süre boyunca nasıl yaşayacağımızı, nelere önem verip neleri gözardı edeceğimizi, belirli çevresel faktörlerin de etkisi altında kalarak kendimiz karar veriyoruz. Günün sonunda, yaşadığımız hayat bizim. Ama etkileri biz orda olmasak da devam edecek olan aktivitelerimizden oluştuğu için bilinçlenme şart. Hayat elimizden akıp giderken, kişisel anlamda ve toplum olarak hepimizin mutluluğunu artıran aktivitelerde bulunmak, çevremizle ilgili daha bilinçli ve doğru kararlar vermemizi sağlamakla kalmaz, yaşam standartlarımızı artırır.

Her yeni günün yeni bir başlangıç, her başlangıcın yeni bir şans olduğunu düşünerek, elimizdeki kısıtlı zamanı mümkün olan en verimli şekilde kullanmaya çalışmalıyız. Kendimizle dürüst olmak, bu konuda atacağımız ilk adım. Günde gereksiz yere kaç saat bilgisayar ya da televizyon karşısında vakit geçiriyoruz? Profesyonel anlamda veya eğlence amaçlı yaptığımız aktivitelerin kendimize ve tüm insanlığa ne kadar yararı var? İnsan varoluşu etraftaki diğer canlılarla birebir ilişkilidir. Yaşam ve evrenle olan bağımızı her an güçlü tutmak büyük önem taşır. Hayatımınızın kalitesini artırmak için ilk adım olarak ailemiz ve dostlarımızla bir araya gelerek bizim için önemli olan konularla ilgili sohbet edebilir, onlarla daha çok vakit geçirmenin yollarını arayabiliriz. Günlük yaşamımızda her ne kadar yoğun olursak olalım, kendimize ve çevremizdekilere ayıracak vakti yaratabilmeliyiz. Uzun zamandır okumak istediğimiz bir kitaba dalıp gitmek, yürüyüşe çıkmak, sevdiğimiz bir yemeği yapmak, parkta neşeyle oynayan çocukları seyretmek gibi zevk aldığımız ve yaratıcılığımız üzerinde pozitif etkileri olan aktivitelere ayıracak vaktimiz yoksa, hayattaki önceliklerimizi gözden geçirmenin zamanı gelmiş demektir.

Hem dünyada hem ülkemizde sürdürülebilir yaşam felsefesi ve benzeri alanlar için çalışan, öğrenen, üreten yüzlerce insan ve birçok organizasyon var. Kendi fikirlerinizi paylaşmaktan korkmayın. Hayatınızı bir adım ileriye götürmek, hayallerinizi gerçekleştirmek düşündüğünüz kadar zor değil. Yeterki vaktinizi ve enerjinizi doğru yolda, anlamlı amaçlar uğruna harcayın.


Çise Ünlüer (14 Mart 2010)
ciseunluer@hotmail.com

No comments:

Post a comment