Arayın, Yeşil Hayatı Tarayın...

04/02/2012

Yenilenen Dünyada Yenilenebilir Enerji




Bugün sizlere yenilenebilir enerji sektöründe geçtiğimiz yıl göze çarpan ve gelecek vaadeden birkaç projeden bahsetmek istiyorum.

Plastik şişeden bedava ampul

İşte basit bir girişimin insan hayatı üzerinde ne kadar büyük bir etki yaratabileceğinin inanılmaz güzel bir kanıtı. Filipinler'in başkenti Manila’da gerçekleşen yaratıcı bir buluş sayesinde içine sadece su ve çamaşır suyu konulan eski plastik şişelerle evlerin aydınlatılması sağlanıyor. Bu kadar basit bir girişimle aydınlanmak nasıl olur diye soracak olursanız: Bunu mümkün kılmak için önce plastik şişeler genellikle tenekeden yapılmış çatılarda kesilen delikler içerisine yerleştiriliyor, ardından içlerine su ve çamaşır suyu karışımı dolduruluyor. Basit ama bir o kadar etkili olan bu buluş sayesinde güneş ışığı açılan delikten dikey olarak içeriye giriyor ve 360 derece yansıyarak bulunduğu ortamı aydınlatıyor.

İçerisinde su ve çamaşır suyu bulunduran plastik şişeleri 55W ila 60W arasında ışık veren ampullere dönüştüren girişimci, buluşunu güneş enerjisini en ekonomik kullanan buluş olarak nitelendiriyor. Plastik şişeden elde edilen ampullerin ömrü ise yaklaşık 10 ay. Manila’da ortaya çıkan bu buluşu yoksul kitlelere kazandırmak isteyen Massachusetts Institute of Technology (MIT) öğrencileri projeyi geliştirme yolunda gerçekleştirdikleri çalışmalar sayesinde söz konusu ampullerin 5 yıla kadar dayanmasını sağlamayı hedefliyorlar.

Oldukça kuvvetli bir ışık sağlayan plastik şişelerin ekonomik olmalarının yanında, Manila’nın yüzde doksan (90%)’ını oluşturan yoksul kesimin yaşam standardını da doğrudan etkileyecekleri kesin. Tabii sadece Filipinler değil, projenin düşük gelirli başka ülkeler için devrim niteliğinde olduğu düşünülüyor. Tüm dünyada gündüz elektrik için daha az para harcanması anlamına gelen proje ile yoksul ailelerin yiyecek ihtiyaçlarını karşılamaları da kolaylaştırılmış olacak. İçi sadece bir litrelik su ve çamaşır suyu karışımı ile dolu plastik şişelerden sadece Manila’da 10 bin tane üretilmesi planlanıyor.

Binaların ısıtılmasında çığır açan proje

Gelelim geçtiğimiz aylarda haberlerde yer alan başka bir güzel gelişmeye. İsveç`in başkenti Stockholm’daki metro ve otobüs gibi toplu ulaşım araçlarında yolcuların nefesinden enerji üretileceğini duydunuz mu?  Bu alanda hazırlanan proje kapsamında, İsveç'te tren ve otobüs garından gelen-geçen yüzbinlerce kişinin nefes buharı ve vücut ısısı bir havuzda toplanılarak su ısıtma sistemiyle birleştirilecek.

Stockholm’un merkezi tren istasyonundan günde yaklaşık 250 bin insan geçiyor. Bu insanlar istasyonda geçirdikleri zaman boyunca gerçekleştirdikleri aktiviteler sayesinde ısı meydana getiriyor. Bu şekilde toplanan enerji ile ısıtılan sular borular vasıtasıyla Stockholm’un merkezinde yer alan binalara pompalanarak binaların ısıtılması sağlanacak. Bu sistem sayesinde binaların ısınmasında kullanılan enerji talebini yüzde yirmi beş (25%) oranında azalmasına kesin gözle bakılıyor.

Türkiye güneş ve rüzgardan enerji üretecek

Gelelim daha yakımıza. Türkiye Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK)’nun güneş enerjisi santrallerine yönelik hazırladığı, güneşten elektrik üretmek için lisans başvurularının nasıl yapılacağına yönelik yatırımcılara bilgi sunan düzenlemeye göre güneş enerjisine dayalı her bir üretim tesisi için yapılacak yatırım başvurusunun kurulu gücü 50 mw'yi geçemeyecek ve başvurular en yakın trafo merkezine yapılacak.

Peki Türkiye’de bu alanda yatırım yapmak isteyenlerin geçeceği süreç neleri içeriyor? TEİAŞ (Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi) ve Enerji Bakanlığı’nın güneş enerjisi santrallerinin bağlanacağı trafo merkezleri ile kapasitelerini bildirmesi ile yatırımcılar ilgilendikleri bölgelere yönelik belli bir süre güneş ölçümleri yaparak sonuçları ile birlikte EPDK'ya başvuracak.

2011’in Ağustos ayında açıklan düzenleme kapsamında kampüslerinde kendi elektriklerini üretmenin yanında araştırma-geliştirme faaliyeti göstermek isteyen kurumlara yönelik kolaylık sağlanacak. Buna göre, “Kanunla kurulmuş araştırma ile yüksek öğretim kurumlarının, bilimsel araştırma geliştirme ve eğitim faaliyetleri kapsamında aynı dağıtım bölgesinde olmak, kendi ihtiyaçlarını karşılamak ve azami 10 mw kurulu gücü geçmemek kaydıyla yerleşkelerinde nükleer, yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretim tesisi kurmak amacıyla uhdelerindeki anonim ya da limited şirketleri vasıtasıyla yapacakları lisans başvurularında” kolaylık sağlanacak.
Ülkedeki enerji kaynaklarının geliştirilmesi açısından büyük önem taşıyan by adımı atan EPDK başkanı Hasan Köktaş’a göre bugün 1600 megavatlara ulaşan rüzgar santralı kurulu gücünü uzun vadede 20 bin megavatlara, güneşte de sıfırdan başlayıp önce 600 megavata, sonra da çok daha büyük güçlere çıkarmak üzere bir sistem tasarlanmakta. Bu düzenleme sayesinde güneş yatırımcılarının neyi nasıl yapacaklarını, nasıl yarışacaklarını ve hangi kriterlere uymak zorunda olduklarını görerek yol alacakları kesin.


Çise Ünlüer (5 Şubat 2012)
ciseunluer@gmail.com

No comments:

Post a comment