Arayın, Yeşil Hayatı Tarayın...

21/11/2009

Bize Yeni Bir Anlayış Lazım!



Bu anlayışın tek bir tarifi var, bu da “yeşil yaşam”! Günümüzde geniş çapta ve değişik anlamlarla kullanılıyor olsa da, yeşil yaşam, düşünce ve hareket tarzımızdan başlayarak, yiyecek, alışveriş ve inşaat alanlarındaki yaklaşımlarımızın incelenmesi ve doğaya en az zarar verecek şekilde düzenlenmesi şeklinde de tanımlanabilir.

Hepimiz bu güne kadar etrafımızdaki şartlar doğrultusunda belirli bir yaşam tarzını belirlemiş, ve buna uygun alışkanlıklar elde etmiş olabiliriz. Ancak, evrende kalıcı olmayan diğer tüm varlıklar gibi, alışkanlıklarımızı da değiştirmek tamamı ile mümkündür ve bizim elimizdedir! Bu yolda atılacak olan ilk adım bu konu hakkında bilgi edinerek bilinçlenmek, ikinci adım ise hayat tarzımızı yeşil bir yaşam ve çevre duyarlılığı çerçevesinde bir kez daha gözden geçirerek gerekli değişiklikleri yapmak için girişimlerde bulunmaktır. Bugün sizlere bu ilk adımı gerçekleştirmeniz için gerekli olan bilgilerden bahsetmek istiyorum.

Yeşil yaşamın basit gibi görünse de en önemli maddesi yeşil düşünmektir! Peki bu tam olarak ne anlama gelmektedir? Yeşil düşünmek, günlük hayattaki adımlarımızı, çevremize zarar vermeden atacak şekilde ayarlamaya çalışmaktır. “Azalt, yeniden kullan, geri dönüştür” felsefesine uygun olarak, tüketimimizden başlayarak tüm atıklarımızı ve enerji harcamamızı azaltmalı, elimizdeki malzemeleri mümkün oldukça tekrar tekrar kullanmalı ve geri dönüşümünü sağlamalıyız. Örneğin, günlük hayatta kullandığımız kağıt miktarını daha çok e-posta yoluyla haberleşmeyi tercih ederek ve elimize ulaşan tüm dökümanların çıktısını almak yerine bilgisayardan okuyarak azaltabiliriz. Buna rağmen kullanmak zorunda olduğumuz tüm kağıtları da geri dönüştürerek hem işimizi halletmiş olur hem de doğaya zarar vermemiş oluruz.

“Azalt” başlığı altında günlük hayattaki enerji kullanımımızın da gözden geçirilmesi şarttır. Genel olarak elektrik tasarrufu sağlayan ampüller kullanarak ve gün boyunca kullanılmayan veya ihtiyaç duyulmayan ampülleri kapatarak, bulunduğumuz ortamları sürekli elektrik kullanarak aydınlatmak yerine mümkün olduğu kadar doğal ışıklandırmayı tercih ederek, ve soğutucu veya ısıtıcılar çalışırken kapı ve pencereleri kapalı tutarak enerji tasarrufu sağlayabiliriz. Bunlara ek olarak, evlerimiz ve iş yerlerimizdeki tüm elektrikli aletleri satın alırken en az elektrik kullanarak çalışanlara yönelmeli ve gereksiz enerji sarfiyatını önlemek için kullanılmadıklarında tam olarak kapatıldıklarına emin olmalıyız. Ulaşımda da aynı mantığa dayanarak, belirli bir miktar yakıtı en verimli şekilde kullanılan arabaları tercih etmeli ve güneşli bir alana park edilen araçlardan yakıt buharlaşmasının daha hızlı olacağını aklımızda bulundurarak, bu amaç için gölge olan yerleri kullanmalıyız.

Yeşil yaşamın önemli bir parçası olan “yeniden kullanma”, mümkün olan tüm malzemeler için geçerlidir. Plastik kutular içerisinde satılan yiyecekleri tükettikten sonra bu kutuları temizleyip tekrardan başka yiyecekleri saklamak için kullanabiliriz. Evimizde birikmiş olan tüm çeşit kağıtları yukarda bahsettiğimiz gibi ya geri dönüştürebilir ya da ambalaj kağıdı olarak tekrar tekrar kullanabiliriz. Eve gelen zarfların üzerine eski adresi örtecek şekilde yeni bir etiket yapıştırarak bu zarfları tekrardan kullanabilir, evde birikmiş olan plastik çantalarımızı alışverişte yanımızda götürerek onlardan birçok kez faydalanabiliriz.

Elimizdeki tüm malzemeleri ilk kullanımdan sonra çöp olarak doğaya yığmak yerine, yaratıcılığımızı kullanarak bu malzemelerden birçok alanda yararlanabiliriz. Hatta bununla kalmayıp, yeşil hareketin bir parçası olmalı ve bu yöndeki düşüncelerimizi etrafımızdaki insanlarla paylaşmalıyız. Yaşadığımız bölgelerde yeşil yaşama karşı duyarlılık sağlamak ve doğa sevgisini herkese aşılamak için insanların bir araya gelip bu konuda fikir alışverişi yapmasını teşvik etmeliyiz. Sürdürülebilir hayat ve benzeri konularda yazılmış birçok kitap vardır. Her konuda olduğu gibi, bu alanda da eğitimin çok önemli olduğunu unutmamalı, küçük yaştan itibaren tüm çocuklarımızı doğaya karşı olan sorumlulukları hakkında eğitmeli ve her hareketimizle onlara iyi örnek olduğumuzdan emin olmalıyız.


Çise Ünlüer (22 Kasım 2009)
ciseunluer@hotmail.com

No comments:

Post a comment